Terapötik ( tıbbi masaj) Göktürk Masaj Nudayspa’da

 Göktürk Masaj Nudayspa’da 15 yıldır eğitimli uzman terapistlerce terapötik masaj (tıbbi masaj) yapılmaktadır. ( tıbbi) masaj Fiziksel kondisyonu korur, kas tonusunu arttırır, gevşeme sağlar, dolaşımı uyarır, kalp ve damar sistemi ile sinir sistemi üzerinde tedavi edici etkiler oluşturur ve tüm vücut sistemleri arasındaki etkileşimi dengeler.
Terapötik Masaj, yumuşak dokuları mekanik olarak uyararak vücutta fizyolojik ve psikolojik etkiler yaratan bir tedavi yöntemidir. Terapötik, diğer adıyla tıbbi  masaj, vücudun doğal olarak sahip olduğu, kendini yenileme ya da iyileştirme özelliğini harekete geçirir.

Ayrıca dolaşımda ağrı azaltıcı etkisi olan endorfin düzeylerinin artmasını sağlar ve otonomik sinir sistemi yanıtları üzerinde pozitif etkisi vardır. GGöktürk Masaj Nudayspa’da 15 yıldır eğitimli uzman terapistlerce terapötik masaj (tıbbi masaj) yapılmaktadır.

 Tıpta uygulama alanı oldukça geniştir.  Bunlardan bazıları ise şöyle: 

  •  Miyofasyal ağrılar, bölgesel (özellikle ofis ortamında çalışanlarda görülen boyun, sırt, bel ve baş ağrısı) kas ağrıları
  •  Kaslarda fonksiyonel yetmezlikler, aktif ve pasif zorlanmalar
  •  Artrozlar, eklem kireçlenmeleri
  •  Fibromiyalji, yumuşak doku romatizmaları
  •  Selülitler
  •  Bölgesel ödem tedavisi
  •  Baş ağrıları (ense ve yüz masajı)  
  •  Skolyoz ve diğer postür bozuklukları
  •  Uyku bozuklukları
  •  Stres ve kaygı bozuklukları ile depresyon gibi psikolojik sorunlar

Yapısal Değişiklikleri Sağlamak için Terapötik Masaj

Göktürk Masaj Nudayspa’da 15 yıldır eğitimli uzman terapistlerce terapötik masaj (tıbbi masaj) yapılmaktadır.

Terapötik bir masajın diğer anlamı, hem müşterinin hem de pratisyenin, sıklıkla bir dizi düzenli masaj yoluyla, vücut içinde yapısal değişikliklere ulaşma ortak bir hedefine sahip olmasıdır.

Örneğin, İsveç masajı kan ve lenf dolaşımını artıran ve sizi rahatlatan daha yüzeysel bir masajdır. Vücudunuz ve zihniniz için iyi olsa da, vücudun altta yatan yapılarını ağrıya ve kısıtlamaya neden olabilecek şekilde değiştirmeyi amaçlamamaktadır.

Ancak bir tatil yerinde bir masaj yaptırırsanız, muhtemelen terapisti tekrar görmeyeceksiniz, bu da devam eden terapötik faydayı kısıtlar.

Terapötik bir masaj terapiste belirli bir şikayette bulunduğunuz anlamına gelir, örneğin kalçalarınızdaki ağrı, sıkı omuzlar veya alt sırtınızdaki (veya hatta üçünüzde) bir spazm. Terapist daha sonra dört adımı izler:

  • Mevcut durumunuzu değerlendirin. Bu, bir tarih almak, ağrının ne kadar sürdüğünü sormak, başlangıç ​​aniden olup olmadığını, ağrıyı nasıl deneyimlediğinizi vb. Içerecektir. Terapist aynı zamanda hareket etme şeklinizi de gözlemleyecektir, hareket açıklığınızı test edecek ve dokuları hissedecektir. tutarlılık ve doku için tedavi sırasında.Tabii ki terapist anlattı
  • Bir plan öner. Terapistin durumunuz hakkında iyi bir fikri olduğunda, tedaviye yaklaşım önerebilir. Bu, bir seansta tam vücut masajı yapmak yerine, omuzlarınızı, sırtınızı ve sağ kalçanızı şikayet etme konusuna odaklanmak kadar basit olabilir. Terapist önerilen aralıklarla bir dizi seans önerebilir ve bu süre boyunca bekleyeceğiniz ilerlemeyi gösterebilir. Bölgeyi tedavi etmek için ısı, buz, hidroterapi veya esnetme gibi diğer yolları önerebilir. Eğer uygunsa, terapist daha fazla değerlendirme ve tedavi için sizi başka bir sağlık uzmanına yönlendirebilir.
  • Terapiyi gerçekleştirin. Bu, değerlendirmeye ve kabul ettiğiniz plana dayalı gerçek masaj veya tedavidir.
  • Sonucunu değerlendirin. Tedavinin sonunda, siz ve terapist sonuçları gözden geçirirsiniz. Acı daha mı az? Eklemde daha fazla hareketlilik var mı? Duruşunuz iyileşti mi? Sonuçlara dayanarak, terapist ek oturumlar ve sıklık önerebilir. Örneğin, her hafta gelirseniz, oturumlar arasında iki veya üç hafta beklemekten daha hızlı bir ilerleme göreceksiniz. Her seansın sonunda, tedavinin devam eden seyrini belirlemek için bir değerlendirme yapılacaktır.

Çok işe yarayabilir, ancak deneyimli bir terapist değerlendirme yapabilir ve bir tesisi kaplıcada bile hızlı bir şekilde bir plan önerebilir ve bir seansta bile bir miktar rahatlama yaşayabilirsiniz. Bir tatil beldesinin kısıtlanması, çoğu insanın tatildeyken bir masaj almasıdır. Bir dizi tedavi için geri gelmek genellikle pratik değildir. Ancak terapötik masaj ile devam etmek istiyorsanız, her zaman özel bir uygulayıcı veya önerilen bir masaj terapisti ile yerel bir günlük spada takip edebilirsiniz.

Göktürk Masaj Nudayspa’da 15 yıldır eğitimli uzman terapistlerce terapötik masaj (tıbbi masaj) yapılmaktadır.

  Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

LAKTASYON DÖNEMİNDE BESLENME ÖNERİLERİ


Laktasyon döneminde beslenme nasıl olmalıdır? Laktasyon, anne sütünün yapılması sürecidir. Anne sütünün bebeğin gelişmesini tam olarak destekleyecek özelliklere sahip ve bebekler için eşsiz bir besin maddesi olduğu, bilinen bir gerçektir.

– Annelerin eski vücut ağırlıklarına dönmeleri için acele edilmemelidir. Önceliğin bebeği emzirmek olduğu bilinci annelerde oluşturulmalıdır. Yeterli ve dengeli bir beslenme, iyi süt kaynağının sağlanması için çok önemlidir. Bu nedenle; Lohusa döneminde zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Ancak unlu, yağlı, şekerli besinleri yememeye dikkat edilmelidir. Uygun sıvı alımı ve yeterli dinlenme önerilir. Ayda 5 kilogramdan fazla olmayan yavaş bir kilo kaybı, daha kalıcı kaybını desteklerken, aynı zamanda yeni annelik için yeterli enerji ve beslenme imkanını sağlar.

– Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Anne sütünün % 98’i sudur. Bu nedenle yeterince anne sütü alan bir bebeğin su ihtiyacı da aldığı sütten karşılanacaktır. Günlük su tüketimi 2.5-3 lt. arasında olmalıdır.

– Çinko’ya; emzirme döneminde, hamilelik döneminden daha fazla ihtiyaç vardır. Anne sütü sayesinde bebeklerin çinko gereksinimleri sağlanır. Laktasyon dönemlerinde annelerin çinko yönünden yetersiz beslenmesi bebekte gelişme geriliklerine, doğumsal anormalliklere neden olabilmektedir.

– Vejetaryen kadınların bebeklerinde B12 vitamini yetersizliği gelişebilir. Bebekte yetersizliğinin görülmesi büyüme geriliğine ve sinir sisteminde kalıcı hasara neden olabilir. Bu nedenle vejetaryen kadınlara B12 suplemantasyonu (takviyesi) yapılmalıdır. Gebelikte başlanan demir suplemantasyonu laktasyonun 3. Ayına kadar sürdürülmelidir. Bebeklerin B12 vitamini düzeyleri doktor tarafından izlenmelidir.

Laktasyon döneminde beslenme de balığın önemi

– Annenin beslenmesinde balık tüketimi önemli yer almaktadır. Balıkta bulunan ve anne sütü ile bebeğe geçecek olan omega-3, EPA, DHA bebeğin mental gelişimi için önemlidir.

– Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarda düzenli olarak tüketilmelidir. Emzirme döneminde artan kalsiyum karşılanamadığında, kemik uçlarındaki değişebilir kalsiyum mobilize olur ve bebeğin ihtiyacı karşılanır. Annenin kemiklerinde yumuşamaya neden olan bu durum, osteomalasia (kemik yumuşaması) olarak adlandırılır. Kalsiyum yetersizliğinin uzun sürmesi halinde, kemiklerin değişmeyen kısmında da çözülmeler olur. Kalsiyum yıkımı olarak bilinen bu durum, osteoporoz (kemik yıkımı) olarak adlandırılır.

– Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagilleri, portakal, mandalina, taze soğan, yeşil biber, domates, maydanoz gibi C vitamin yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlike tüketilmelidir.

– Vitamin-minerallerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır. Yeterli ve dengeli beslenen, besin gruplarından uygun porsiyonlarda tüketen kadınların ek vitamin- mineral desteğine ihtiyacı yoktur. Vitamin değerinin yetersiz olduğu kadınlarda ve bebeklerinde de yetersizlik görülmektedir.

– D vitamininin yeteri kadar alımı yiyeceklerle pek mümkün olmamaktadır. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.

– İyot, tiroit metabolizması için vazgeçilmezdir. Hipertiroid ve hipotiroid süt üretimini etkilemektedir. Bu nedenle anneler iyotlu besinler tercih etmelidir. Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçer. Ayrıca bebeklerin nörogelişimi için iyot alımı özellikle önemlidir.

Laktasyon döneminde beslenme de hangi besinler olmalıdır?

– Demir yönünden zengin yiyecekler; et, tavuk, balık, yumurta, sakatatlar, kuruyemişler, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, pekmez ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Bu besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.

– Pekmez demir içeriği bakımından zengindir, şeker ise boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlandırıcı olarak pekmez alınması kansızlığa alınacak bir önlem olabilir.

Laktasyon döneminde beslenme de çay içilebilir mi?

– Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

– Sebzelerin, makarna ve eriştenin haşlama suları vitamin kayıplarını önlemek için dökülmemelidir. Ancak kuru fasulye, nohut, barbunya gibi kuru baklagiller iyice yıkandıktan sonra ıslatılmalı ve haşlama suları dökülmelidir.

– Soğan, sarımsak, brokoli, karnabahar, acı baharatlar veya kuru baklagiller, anne sütünün tadını değiştirebilir. Bu durum bazı bebeklerde huzursuzluk (gaz oluşması, emmeyi reddetme gibi) yaratırken, bazıları hiç fark etmeyebilir. Bebekte ciddi bir takım huzursuzluklar gelişirse, bu tür besinler ya daha az sıklıkla tüketilmeli ya da hiç tüketilmemelidir.

– Uçucu yağ asitleri içeren sarımsak, baharat vb. anne sütüne geçerek lezzeti etkilemektedir. Anne kırmızıbiber yedikten 1 saat sonra bebekte dermatitler görülebilir.

Laktasyon döneminde beslenme de meyve suyu ne kadar olmalıdır?

– Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yeterli ve dengeli beslenme için gerekli olmayan besinlerdir. Bunların yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata, hoşaf, komposto, bitki çayları (ıhlamur, nane, papatya aralarda içilebilir) tercih edilmelidir.

– Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Klinik çalışmalarda sigara içiminin emzirmeyi olumsuz etkilediği saptanmış, nikotinin prolaktin üretimini inhibe ettiği ve sigara içenler arasında anne sütü miktarını azalttığı kanıtlanmıştır. Ayrıca nikotin yeni doğanda davranış sorunlarına neden olabilmektedir. Bu nedenle laktasyon döneminde sigara kesinlikle içilmemelidir.

Laktasyon döneminde beslenme de kafein ne kadar olmalıdır?

Kafeinin fazla tüketildiğinde anne sütüne geçme riski bulunmaktadır. Kafein hem huzursuzluk, uykusuzluk ve gerginlik veren bir maddedir hem de demir emilimine ciddi bir sekte vurmaktadır. Dolayısıyla günde 1-2 fincan açık çaydan fazlasını içmekten kaçınılmalı, kahveyi ise kafeinsiz şekilde tercih edilmelidir. Çikolatalı ürün ve içeceklerde de kafein içeriğinin bulunduğu unutulmamalıdır.

  Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

İnme ve Beslenme

  İnme ve beslenme ..Beyin damar tıkanıklığı ve beyin kanamaları topluca beyin damar hastalığı olarak adlandırılmaktadır. En sık rastlanan inme türü beyin damarlarının tıkanmasına bağlı gelişen beyin enfarktüsüdür. Beyni besleyen damarların iç duvarlarında çeşitli nedenlerle yağ birikimi damar içerisinde plaklar oluşmasına ve bu plakların üzerinde gelişen pıhtılar aniden damarın tıkanmasına ve beyin enfarktüsüne yol açar. 

  İnme için yaş ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra değiştirilebilen risk faktörleri vardır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte hem kadınlarda hem de erkeklerde inme riski artmaktadır. Sigara kullanımı, hipertansiyon varlığı, diyabet, obezite, yüksek kolesterol düzeyleri ve fiziksel aktivite azlığı gibi durumlar da inme için değiştirilebilen risk faktörleri arasındadır. 

  İnmeden Korunmada Diyet Tedavisi

  İnmeden koruyucu diyet, kan yağlarını düşürmenin yanı sıra obezitenin, insülin direnci gelişmesinin önlendiği, Tip 2 Diyabet, hipertansiyon riskinin azaltıldığı sağlıklı bir beslenme olarak algılanmaktadır. İnmeden korunmak için iyi beslenme alışkanlığı çocukluk yaşlarında kazanılmalıdır. 

  İnme ve Beslenme Tedavisi

  Merkezi sinir sisteminin sağlıklı çalışması ve işlevlerini yeterli düzeyde sürdürebilmesi; vücuda kesintisiz glikoz sağlanması ve tüm besin öğelerinin yeterli düzeyde alımı sayesinde gerçekleşir. Merkezi sinir sistemi enerji kaynağı olarak sadece glikozu kullandığından, kan şekerinin normal düzeyde tutulması bilişsel performansta önem taşır. 

  Beslenme tedavisinde en önemli etmenlerden biri; diyetin vitaminlerden, özellikle B grubu vitaminlerinden zengin olarak hazırlanmasıdır. B vitamininin zengin kaynakları; yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, balık, kırmızı et, yumurta, kuru meyveler, tam buğday unu ve tahıllardır. Bu hastalarda antikoagülan kullanılması durumunda ilacın etkisinin azalmaması için diyette K vitamini alımı belirli bir düzeyde tutulmalıdır. K vitamininin en zengin kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzeler, soya yağı, karaciğer, mercimek ve yumurta sarısıdır.

İnme ve Beslenme Önerileri

Ağırlık kazanımını önleyen, vücudun gereksinimi kadar kalori içeren dengeli ve yeterli bir diyet uygulanmalıdır.- Tereyağı, margarin, kuyrukyağı ve iç yağı kullanılmamalıdır. Tüm yemeklerde sıvı yağ (zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı gibi)tercih edilmelidir.- Kırmızı eti haftada 1 kere 100 g kadar tüketilmelidir. Diğer günler tavuk, balık, hindi (derileri hariç) tercih edilmelidir.- Her türlü kızartmadan uzak durulmalıdır. Pişirme yöntemi olarak ızgara, fırınlama ya da haşlama tercih edilmelidir.- Yağı azaltılmış süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir.- Salam, sucuk vb. şarküteri ürünleri ve işkembe, kokoreç, dalak vb. sakatatlar tüketilmemelidir.- Midye, karides vb. gibi kabuklu deniz ürünleri tüketilmemelidir.- Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır.- Haftada en az iki kere kuru baklagil (fasulye, nohut vb.) yemeği tüketilmelidir.- Beyaz ekmek yerine kepek ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur ve beyaz makarna yerine kepekli makarna tercih edilmelidir.

  Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

Göktürk Diyetisyen : Pandemi Stresi Ve Beslenme Düzeni

  Göktürk Diyetisyen Pandemi Stresi ve Beslenme…Yaklaşık 1 yıldır küresel bir salgının içinde yaşam rutinimizin değiştiği, motivasyonumuzu kaybettiğimiz bir zaman dilimindeyiz. Sosyal hayatın kısıtlanması birçoğumuzu duygusal açlığa sürüklerken kimilerimizi de hareketsiz geçen günlerin içine aldı. 

  Nasıl geçti bir yılımız diye kendimize bir soralım. Önce içsel bir soru olsun. Sonra tartıya çıkarak soralım. Kan değerlerimize, idrar görüntümüze, saçlarımızın parlaklığına…

Göktürk Diyetisyen :Pandemi Stresi ve Beslenme

  Olayın merkezi olan market alışverişlerinden başlayalım. Bir uzman olarak market alışverişi için size birçok önerim var. Öncelikle markete gitmeden önce evde eksik listenizi oluşturun. Listeyi doldurmaya dolu bir mide ile başlayın. Aç iken markete adım atmayın. Besin seçimleriniz çok önemli. Sanayileşen ve gıda için oluşan rekabet pazarının üst seviyede olduğu bu zamanda gıda seçimlerimizde ilk hamlemiz etiket okumak olmalıdır. Etikette yer alan üretim ve son tüketim tarihlerinin yanı sıra içerik okumak sağlığımıza ayırdığımız en iyi vakitlerimiz olacaktır. Besin seçiminde etiket üzerinde yer alan katkı maddeleri, bağlayıcılar gibi E kodlarıyla yazılı uzun bir liste görüyorsanız bir kez daha düşünün. Organik seçimlere yönelin. Bunlar gibi başlıca önerileri özetleyecek olursak, pandemi döneminde mutfak alış-verişlerimizi nasıl tamamladık? 

 Göktürk Diyetisyen :Pandemi Stresi ve Beslenme… Yine bir çoğumuz ilk günlerin alışkanlığı olarak uzun market kuyruklardan kaçınarak online siparişler oluşturdu. Satış taktikleri arasındaki indirimlerden faydalanarak sepetlere abur-cubur kategorisinde ürünler eklendi. Zaten hareketsiz sedanter yaşamın içinde alınan ihtiyacın da fazlası kalorilere sağlıksız, ileri vadede kanserojen etkili ürün içerikleri eklendi. Bedenimiz yoruldu. Zamanla bir kabulleniş başladı. Ki bu en kötüsü kabullenişle birlikte yaşam şeklimiz değişti. 

  Elbette beden algısının dışına çıkarak tek konumuz ağırlığımız değildir. Hızlı ağırlık kazanımı Endokrin ve Kardiovasküler Hastalıklar riskini başlattığı gibi besin seçimlerimizdeki besin değeri düşük kalorisi ve katkı maddeleri yüksek gıdalarla birlikte olası birçok hastalığa da davetiye oluşturuldu.  

Göktürk Diyetisyen Pandemi Stresi ve Beslenme

  Önceliğimiz her zaman sağlık olmalıdır. Bu süreç bize sağlığı korumanın ve iyileştirmenin önemini anlatmaktadır. Tartıda göremediğimiz bağışıklığımızın kendi hayatımızı, yakınlarımızın hayatını ve hatta hiç tanımadığımız birinin hayatını nasıl koruduğunu anlattı. Ve hala içinde bulunduğumuz bu durumu düzeltmek için önce sağ duyu ile,vücudumuzu sevmek ve korumakla başlayabiliriz. 

 Göktürk Diyetisyen Pandemi Stresi ve Beslenme… Yemek-içmek eylemini bırakmadığımız her gün diyet yapıyoruz demektir. Doğru besin seçimleri ile başlayan, doğru pişirme teknikleri ve öğün birleşimleri ile yaşamın içinde daha güçlü kalabiliriz. Yasaklamaların içinde birbirimizden korktuğumuz, iletişimden kaçındığımız bu günlerde Beslenme Uzmanları ile online diyet görüşmeleri ile de kilo koruma, zayıflama, beslenme tedavisi, kilo alma diyetleri gibi sürdürülebilir diyet amacıyla kendiniz için doğru diyeti bulabilirsiniz. Biz diyetisyenlerin en önemli görevi kişiye özgü diyeti öğretmektir. 

Tuğba Altın Göktürk Diyetisyen

  Bu amaçla Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. Sağlıkla Kalın.

  Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

Göktürk Diyetisyen Detoksun Faydaları ve Zararları

Göktürk Diyetisyen detoksun faydaları ve zararları..Detoks bir arınma türüdür. Detoksun bir diyet olduğunu söylemek doğru değildir. Detoks hem beslenme hem de beslenme dışı faaliyetlerle (sabun ve deterjanlar, pişirme metotları, duş ve banyo) yapılabilir. Kişiye özel olarak ve mutlaka bir profesyonel eşliğinde uygulanmalıdır.

Detoksun faydaları nelerdir?

Detoksun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Cildin yenilenmesini, ferahlamasını ve dinlenmesini sağlar.
  • Sindirim sistemi organlarını dinlendirir.
  • Karaciğerde bulunan toksinlerin atılmasını sağlar.
  • Dolaşım sistemini hızlandırır.
  • Boşaltım sistemine fayda sağlayarak enfeksiyon risklerini azaltır.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kişinin kendini fiziksel ve ruhsal olarak iyi hissetmesini sağlar.
  • Kan dolaşımı dengesizliğinin düzelmesine yardımcı olur.
  • Kişiyi stresten arındırır.

Detoksun aşamaları nelerdir?

Detoksun aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Arınma: Bu aşamada genellikle sıvı detoksları uygulanır ve zararlı gıdalardan uzak durulmaya çalışılır.

Yeniden yapılanma: İkinci aşamada, tüm sistemimiz sağlıklı olmayı hatırlar ve yeniden yapılanmaya başlar.

Olanı koruma: Bu aşamada ise vücudumuz olanı tam olarak anlar ve faydalar artık kalıcılaşmaya başlar.

Kimler detoks yapabilir?

Göktürk Diyetisyen detoksun faydaları ve zararları

Detoks yapabilecek kişileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kendini yorgun hissedenler
  • Zayıflamaya çalışanlar
  • Gaz ve şişkinlik gibi mide problemleri yaşayanlar
  • Yanlış beslenenler
  • Gün içerisinde yeterince sıvı tüketmeyenler
  • Alkol ve sigara bağımlılığı yaşayanlar
  • Sabahları uyanmakta güçlük çekenler

Kimler detoks yapamaz?

Detoks yapamayacak kişileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Emziren anneler
  • MS hastalığı olanlar
  • Tip 1 şeker hastaları
  • Mide ameliyatı geçirmiş kişiler
  • Aşırı zayıf veya aşırı kilolu olan kişiler
  • Tansiyon hastaları
  • Kanser hastaları
  • Organ yetmezliği olan kişiler

Detoksun zararları nelerdir?

Detoks bilinçli yapılmadığı takdirde zararlı olabilmektedir. Detoks yapılırken bilinçli bir şekilde planlanmalıdır. İşte, olası zararları:

  • Vücut direnci düşebilir ve bu günlük hayatı etkileyebilir.
  • Yaşamsal organların faaliyetleri aksayabilir ve beslenme yetersizliği doğabilir.
  • Bilinçsiz bir şekilde yapılması durumunda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
  • Vücudun metabolizmasını bozabilir.
  • Dengesiz beslenme ve bunun doğrultusunda doğan açlık gibi durumlarda kalbe zarar verebilir.
  • Vitamin ve mineral dengesizliğine yol açabilir.

 Göktürk Diyetisyen detoksun fayfaları ve zararları.

Tuğba Altın Diyetisyen -Gıda Mühendisi

 Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

Diyetisyen Göktürk Böbrek Hastalıkları Ve Beslenme

 Diyetisyen Göktürk Böbrek Hastalıkları Ve Beslenme… Böbrek hastalıklarının diyet tedavileri hastalığa ve tablosuna uygun olarak düzenlenmelidir. Böbrek hastalıklarında önemli ve etkili bazı mikro ve makro besin öğelerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  Protein:

  Büyüme ve gelişmenin sağlanması, dokuların onarımı ve vücut savunması için en önemli besin türüdür. Proteinler aminoasit adı verilen küçük ünitelerin vücudumuzda bir araya getirilmesi ile oluşur. Bu amino asitlerin bazıları vücut tarafından yapılır, bazıları yapılamaz (esansiyel amino asitler) ve mutlaka dışarıdan hayvansal gıdalardan alınması gereklidir. Protein açısından en değerli gıda yumurtadır. Bunun yanı sıra süt, peynir, diğer hayvansal gıdalar ve kurubaklagillerde de protein bulunur. Proteinler vücutta değişik görevler için kullanıldıktan sonra yıkılır ve bunun sonucu protein yıkım ürünü olan üre, ürik asit, kreatinin gibi vücut için zararlı maddeler açığa çıkar ve sağlıklı kişilerde böbrek tarafından idrarla dışarı atılır. Böbrek yetersizliği varsa bu maddeler dışarı atılamaz ve buna bağlı hastalık belirtileri (halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağızda kötü koku) ortaya çıkar.

Böbrek yetmezliği hastalarında protein alımının kısıtlanması ile bu zehirli maddelerin üretimi de azaltılmış olur. Ancak hastanın alması gereken protein miktarı biyokimya bulgularına ve hastalığın seyrine uygun olarak gerekli formüllerle kişiye özgü olarak değerlendirilmelidir.

  Potasyum:

  Tuza benzeyen, kan ve dokularda bulunan bir maddedir. Adelelerin ve kalbin kasılmasında çok önemli rol oynar. Böbrek yetersizliğinde potasyum böbrekler tarafından vücuttan uzaklaştırılmayabilir ve fazla alınması sonucu kandaki potasyumun yükselmesine yol açar. Bu çok tehlikeli bir durumdur ve aniden kalp durmasına sebep olabilir. Potasyumun en zengin kaynakları; kurutulmuş meyve ve sebzeler (üzüm, incir, bamya), taze meyve (muz, üzüm, erik vb.) ve sebzelerin birçoğudur. Bu yüzden yemeklerde kullanılan tüm sebzelerin önce haşlanmasını ve haşlama suyunun atılmasını önermekteyiz.

  Kalsiyum ve Fosfor:

  Kalsiyum ve Fosfor dengesi de böbrek yetersizliğinde bozulmaktadır. Kan fosfor düzeylerinde yükselme ve kalsiyum düzeylerinde azalma görülmektedir. Ancak kalsiyumdan zengin gıdalar aynı zamanda fosforun da zengin kaynaklarıdır. Bazı durumlarda doktor tarafından önerilen fosfor bağlayıcı ve kalsiyumu yükselten ilaçlar kullanılabilmektedir. Bu nedenle böbrek için önemli olan bu minerallerin hastanın diyalize girme durumu, hastalığın aşaması ve seyri göz önünde bulundurularak düzenlenmesi gerekmektedir. Fosfor ve kalsiyum bakımından zengin gıdalar, tüm süt ürünleri ve balıklardır.

  Tuz:

  Böbrek hastalıklarında vücuda alınan tuzun atımı azalır ve vücutta birikir. Fazla miktarda tuz tansiyonu yükseltir vücutta su birikmesine ve kalp yetersizliğine yol açar. Bu nedenle hastanın alması gereken tuz miktarı belirlenmeli ve diyetle alımına dikkat edilmelidir.

  Yağlar:

  Besin öğeleri arasında vücuda en yüksek enerjiyi sağlayan gruptur. Günlük yaşamımızda yağ alımı dediğimiz zaman tereyağ, margarin, bitkisel yağlar ve çeşitli etlerde bulunan yağlar aklımıza gelir. Aldığımız kalorinin %20-40’ı yağlardan sağlanır. Ayrıca A,D,E,K vitamini gibi yağda eriyen vitaminler de bu besinler ile birlikte emilir. Yağların kendi içinde pek çok alt grubu vardır. Bunlardan biri de kolesteroldür. Kolesterol çok önemli görevleri olan bir yağ türüdür. Bir kısmı karaciğerde yapılır, bir kısmı ise yiyeceklerle alınır. Uzun süreli olarak kanda belirli bir miktarın üzerinde olması (250 mg ve üzeri) damar sertliği, kalp krizi ve beyin inmelerinin nedenlerinden biridir. Böbrek rahatsızlığı olan hastalarda ise hastalığın daha hızlı ilerlemesine sebep olabilir. Bu nedenle kişilerin diyetlerinde kolesterol alımı kısıtlanmalıdır. Bu hastalar özellikle zeytin, mısır, Ayçiçek gibi bitkisel sıvı yağlar kullanmalıdır. Hayvansal kaynaklı yağ ve kolesterolü yüksek oranda içeren besinlerden uzak durmalıdır.

  Su:

  Böbrek yetersizliğinin ileri aşamalarına kadar genellikle hastalar içtikleri su ile orantılı miktarda idrara çıkarlar. Böbrek yetersizliğinin erken dönemlerinde ise kanda üre ve diğer zararlı maddelerin çok yükselmemesi için alınacak en iyi önlem fazla miktarda su içmektir.

  Ancak böbrek yetmezliğinin son dönemlerinde idrar miktarı iyice azalır ve su içmekle idrar miktarı artmaz. Fazla suyun vücutta kalması ise tansiyon yüksekliğine, kalp yetersizliğine, nefes darlığına yol açar. Hastalığın bulunduğu aşamaya, seyrine göre ve günlük çıkardığı sıvıyla orantılı olarak alması gerekli sıvı miktarı uzman (diyetisyen) tarafından hesaplanmalı ve hastanın bu miktara uygun olarak sıvı tüketimi ayarlanmalıdır.

Diyetisyen Göktürk Böbrek Hastalıkları Ve Beslenme Önerileri

– Tuzsuz ekmek tüketiniz.

– Öğün atlamayınız, az ve sık beslenmeye özen gösteriniz.

– Sıvı kontrolü için daima küçük bardakları kullanınız.

– Spor ve egzersiz yapmaya özen gösteriniz.

– Potasyum-Fosfor-Sodyum ve protein içeren besinleri size belirtilen miktarlardan fazla tüketmeyiniz.

– Sebzelerinizi haşladıktan sonra haşlama suyunu süzerek tüketiniz.

YASAKLAR:

– Konserve, salamura, tuzlu et, balık

– Sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünleri

– Et suyu tabletleri

– Sakatatlar (böbrek, beyin, dalak, ciğer, dil, yürek gibi)

– Kakao-çikolata ve bunları içeren besinler

– Kola

– Salça

– Mayalı yiyecekler

– Yağlı tohumlar ve kuruyemişler

– Kepekli tahıllar

Diyetisyen Göktürk Böbrek Hastalıkları Ve Beslenme

Diyetisyen Tuğba Altın

  Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

Göktürk Lazer Epilasyon :Buz Epilasyonda hızlı ve etkili en son teknoloji Nu Estetikte

Göktürk Lazer Epilasyon.15 yıldır en son teknoloji ile hizmet veren Nudayspa , epilasyonda da en son teknoloji buz epilasyon Magic Eis’i Göktürk’lülere sunuyor .EIS başlığı ve özel kare atım teknolojisi ile daha etkili daha hızlı ve daha konforlu bir foto epilasyon imkanı sunuyoruz.

  Eis başlığı ile saniyede 10 atış yapabilen Magic EIS sayesinde artık 4 mevsim çok daha konforlu epilasyon imkanına sahipsiniz. İleri düzey seri atım teknolojisiyle kısa sürede, hızlı ve etkili uygulama imkanı elde ediyoruz.

  EIS başlık, acı hissini ve yan etki riskini minimum seviyeye çeker. Etkili ve kolay epilasyon uygulamasında +SHR özelliği ciltte oluşabilecek yanma hissini neredeyse sıfıra indirger.

  Square Pulse Technology ile her bir atışı milisaniyeler içerisinde cildin altına iletebilirken Magic Eis; kıl köküne gerektiği kadar ve doğru enerjiyi vermemizi sağlayan Dünya’nın en hızlı epilasyon teknolojisidir.

KARE ATIM SİSTEMİİLE 4 MEVSİMKONFORLU EPİLASYON

NEDEN MAGIC EIS ?

  •  Özel atış tekniği sayesinde 4 mevsim epilasyon imkanı
  • Sqaure Pulse Technology özelliği sayesinde daha az acılı ve yanma riski minimum uygulama
  • 5 cm² uygulama alanı
  • 610-1200nm dalga boyu aralığı
  • Eis başlığı ile çok daha konforlu epilasyon
  • Kısa sürede epilasyonda mutlu sonuçlar..

Göktürk Lazer Epilasyon ilklerin markası Nudayspa , epilasyonda da en son teknoloji buz epilasyon Magic Eis’i Göktürk’lülere sunuyor

  Nudayspa adresimize tıklayarak diğer hizmetlerimizi görebilirsiniz.

Göktürk Diyetisyen ve Soft Göktürk ekibi olarak her zaman yanınızdayız. 

Sağlıkla Kalın

Bültene kayıt ol